Bildiğiniz üzere 2026 LGS sonuçları 10 Temmuz’da açıklandı. Öğrenci ve veliler ise ilk resmi tercih girişlerini 13 Temmuz Pazartesi günü girmeye başladılar. Tercihlerin Milli Eğitim E-Okul Sistemine girişler 27 Temmuz Pazartesi günü tamamlanacak.
Öğrenci ve velilerin hem merkezi sınavlı proje okulları, hem adrese dayalı yerel okulları hem de pansiyonlu okulları 3 ayrı tercih bildirim formatında sisteme girmeleri gerekiyor. Pansiyonlu tercih girişi zorunlu değil ama tercih yapmak isteyen her öğrencinin öncelikle en az 1 okulu yerel tercihler ekranına girmesi, eğer sınava da girmiş ve sınavla öğrenci alan okulları da tercih edecekse bu ilk işlemden sonra merkezi tercihlerini de sisteme tanımlaması gerekiyor. Nihai listeler oluşup tüm giriş işlemleri tamamlandıktan sonra da sisteme girilen tercihlerin herhangi bir ortaokul idaresinde onaylatılması önem arz ediyor. Onaylatılmamış tercihler sisteme giriş tamamlansa da yapılmamış olarak nitelenip değerlendirmeye alınmıyor. Bunu lütfen unutmayınız.
Adrese dayalı yerel tercihleri öğrenci ve velilerin kendi kayıt alanlarında (ikamet ettikleri semt ya da ilçelerde) yer alan okullardan seçmeleri önemli. Zira hem yapılacak 5 yerel tercihin en az 3’ünün kendi kayıt alanından olması zorunlu hem de yerleşme şansı en yüksek olan okullar kendi kayıt alanında yer alan okullar. Bunlar tercih ekranında “yeşil” renk ile tanımlanmış durumda.
Yerel tercihlerde bir diğer kriter eğer 5 tercihin tamamı doldurulacaksa bunların en fazla 3’ünün aynı lise türünden olması gerekiyor. Örneğin 5 yerel tercihinizin 5’ini de diploma notu ile gireceğiniz Anadolu liselerinden seçemiyorsunuz. En fazla 3’ü Anadolu lisesi kalan 2’si de Anadolu İmam Hatip ya da Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinin en az birinden olmak zorunda.
Yerel tercihlerde dileyen öğrenciler kendi kayıt alanlarından tek tercih ile de süreci noktalayabiliyorlar. İlla 5 tercihin 5’ini de doldurmak zorunda değilsiniz.
Yerel yerleştirmede yerleştirme önceliğinde kayıt alanında ikamet etmek ve diploma notları ilk sırada. O okulu tercih eden adaylar arasında o kayıt alanındaki en yüksek diploma notuna sahip adaylar kimlerse öncelikle sistem onları o okula yerleştiriyor. Eğer o okulu tercih eden ve yine aynı kayıt alanında olan bazı öğrencilerin diploma notları yetersiz olunca ikinci tercihleri için aynı döngü yeniden başlıyor. Böyle bir durumda diploma notu 100 bile olsa komşu kayıt alanından gelen öğrencinin yerleşebilmesi mümkün olmuyor.
Tercih sistemine giriş yapılırken ilk işlem yerel tercihler için yapılıyor olsa da MEB, tercihler tamamlanıp değerlendirme işlemine geçtiğinde öğrencinin varsa ilk merkezi sınavlı tercihlerini değerlendiriyor. Puan ile gireceği okul tercihlerinin tamamının değerlendirmesi tamamlanmadan yerel tercihleri değerlendirmeye geçmiyor.
Yerel tercihlerle ilgili bilmeniz gereken en temel kriterler genel hatlarıyla bunlar.
Tercih denince elbette ki merkezi puanla girilen okullarda kıyametin koptuğuna her yıl şahit oluyoruz. Kaç okula ne kadar öğrenci alınacak? Bu okulların önceki yıllardaki kontenjan ve dilim trafiği ne durumda, puanlar yükselecek mi düşecek mi? Onlarca soru akla geliyor…
MEB yayımladığı tercih tablolarında 2026 yılında öğrenci alacak okul ve alanlar ile birlikte bunların türlerini, yabancı dil seçeneklerini, hazırlık sınıfı okutup okutmadıklarını, cinsiyet kısıtlamasının olup olmadığını, varsa pansiyon kapasitelerini ve alınacak öğrenci sayıları gibi pek çok veriyi paylaştı. Tercihlere referans olması bakımından da 2025’te öğrenci alan okulların yine 2025 yılının genel yerleştirme süreci sonunda oluşan ülke geneli dilimlerini de yayımladı. Hatta bu yıl MEB ilk kez Rota Maarif adlı online platform ile gerek sınavla girilen okullar gerekse adrese dayalı yerel okulların bir çok verisini de paylaştı. Tüm bunlar veriye dayalı tercihlerin oluşturulmasında öğrenci ve velinin elini güçlendiren, işini kolaylaştıran, seçimlerini doğru yapmaya yönelten kolaylıklar.
Yayımlanan dilimler 2025 yılına ait olduğu için 2026’da bunların ne kadar değişeceğini tahmin etmek de elbette oldukça güç. Zira yeni dilim dağılımlarının hangi düzeyde noktalanmasında pek çok parametre etkileyiciler arasında. İki yılın birbiri ile aynı değerde çıkma olasılığı elbette çok zayıf. Katılan öğrenci sayısı farklı, uygulanan sınav farklı, sunulan kontenjan farklı, tercih eğilimleri farklı, okullarla ilgili algılar ve beklentiler farklı… Bir de dilimlerin en belirleyici etkeni okul kontenjanları artmış ya da azalmış ise bu da dilim dağılımlarına önemli ölçüde yansıyor.
Bu yıl ile geçen yılın kıyaslamasını yaptığımızda ilk veriye sınava katılımlardaki değişimde rastlıyoruz. Örneğin geçen yıl bir dilime 9 bin 630 öğrenci düşmüşken bu yıl 9 bin 950 öğrencinin düşmesi bile başlı başına bir değişim beklentisi yaratıyor. Bu durum öğrencinin işini kolaylaştırmak ve yerleşme şansını artırmak yerine tam tersine yol açıyor.
İkinci parametre değişikliğini yığınsal (kümülatif) kontenjanlarda görüyoruz. Toplamda 3 binin üzerinde daha az öğrencinin alınacağı bir yılı yaşıyoruz. Bu da doğal olarak şansı azaltan bir değişiklik.
Son ve en değerli etkileyicilerden biri de zirve okullardaki kontenjanlarda yaşanan daralmalar, statü değişiklikleri ve bunun altlara doğru gidildikçe yarattığı domino etkisi.
3 Ana faktörün de öğrenci aleyhine olduğu bir yıldan geçiyoruz. Elbette tercihleri salt ülke geneli toplam veriler üzerinden okumak ve yorumlamak doğru değil. Ancak iller düzeyinde de bunun etkisini fazlasıyla görüyoruz. Zira sınav sonucuyla oluşturulan LGS tercihlerinin de yüzde 98’e yakını yerel okulları (adrese yakın ya da o ildeki proje okullarını) kapsıyor. Yaklaşık yüzde 2 kadarlık bir öğrenci kitlesi tercihlerine başka il ve metropollerdeki okulları alıyorlar. Pansiyon kapasiteleri de zaten ihtiyaca cevap verebilecek düzeyde olmayınca çocuğum dizimin dibinde okusun eğilimi daha yüksek.
Bu değerlendirmelerden sonra gelelim yazıya kaynaklık eden en önemli konuya.
Her tercih döneminde uzmanından öğretmenine, velisinden öğrencisine en çok aldığımız soru okulların yüzdelik dilim değişikliklerinin ne yönde olacağına ilişkin. Elbette bunu bilmem ve tahmin edebilmem imkansız. Her yıl yayımladığımız çeşitli senaryo çalışmalarına ise hep bir puan-dilim tahmini perspektifinden bakılıyor. Geleceği önceden görebilecek bir öngörü yeteneğine sahip değilim Hoş! Böyle bir yeteneğim de olsa daha pragmatist davranır, bunu farklı sektör ve alanlarda kullanır, çocukların umutları ve hayalleri üzerinden bir şöhret devşirmeye kalkmazdım. O nedenle yazının sonunda linkini vereceğim dosyaya bir tahmin öngörüsü anlamı yüklemeyin lütfen.
Peki ne yaptım 4 gün boyunca?
İl katılım kıyaslamalarını yaptım. İl kontenjanlarının yığınsal olarak hangi dilimler arasında oluştuğunu ve bu oluşumun önceki yıla kıyasla hangi dilim aralıklarında yoğunlaştığını, hangi dilim aralıklarında seyreldiğini bulmaya çalıştım. Bir de artan ve azalan okulları tek tek inceleyerek senaryonun son parçasını netleştirmeye çalıştım. Evet bir senaryo çalıştım ve bu senaryo bu yıl yerleştirmeler sonunda oluşacak muhtemel verileri vermek yerine bu yılki öğrencilerin geçen yılki süreçteki karşılığını bulmayı amaçlıyor. Bu yılın aday ve kontenjan kıyafetini iller özelinde 2025 yerleştirme sürecine giydirdim. Ve buna da “2026 yılının kötü senaryosu” adını verdim.
Neden iyi değil de kötü senaryo?
2025’ten 2026’ye veriler daha iyi olsaydı elbette iyi senaryo çalışmak isterdim. Ancak iki yıllık veri havuzu kötü senaryoya daha çok yol açma olasılığında olduğu için çalışmayı bu doğrultuya evirmenin daha yararlı olacağını düşündüm..
Dosyada Lise Türü sütununda liselerin hangi türde olduğunu, Ter.Kodu sütununda sisteme girilecek tercih kodlarını, Lise Adı sütununda okulun açık adını, Y.Dili sütununda okulun yabancı dil seçeneğini, Alan/Dal Adı sütununda ilgili okuldaki mesleki ve teknik alan/dal bilgilerini, Süresi sütununda okulun eğitim süresini ve hazırlık sınıfı olup olmadığını, Öğr.Şekli sütununda okulun varsa cinsiyet seçeneğini, Erk.Pan.K. sütununda varsa okuldaki erkeklere özel pansiyon kapasitelerini, Kız Pan.K. sütununda ise yine varsa kızlara özel pansiyon kapasitelerini görebileceksiniz. Tüm bunlar zaten MEB kontenjan tablolarında da yer alan veri setleri.
Ayrıca 2025-2022 arası dilim trafiği ile 2026-2022 arası kontenjan trafiğini de tek bir tabloda görmenizin önemli olacağını düşündüm ve dosyada bunlara da yer verdim. MEB 2026 kontenjanını ve 2025 dilimlerini kontenjan tablolarında zaten yayımlamıştı. Diğer yıllar bendeki veri setinden sunduğum bilgiler olarak bu tabloya girdi.
Tüm bunlardan sonra biraz yukarıda temel bilgilerini verdiğim 2026 olası kötü senaryo sonucunu ise turuncu başlık altında ele aldım. Bunlar senaryo simülasyonunun bize sunduğu verilerdir. Kesin sonuçlar değildir. Olması yüzde yüz muhtemel veriler değildir. Ayakları daha yere basan tercihler yapabilmeniz için fotografın bütününü görmenize yardımcı olacak verilerdir.
Turuncu sütunların ilkindeki değerler yüzdelik dilimin ne kadar durumdan etkileneceğine ilişkin değerledir. Bunu “yaklaşık sonuç” olarak ifade ettim. İkinci sütunda o ildeki öğrenci sayısı değişimini, üçüncü sütunda o ildeki yığınsal kontenjan değişimini son sütunda ise varsa İlgili okuldaki artan azalan kontenjan değişimini rakamsal olarak değil ama yorum ve ikon olarak göstermek istedim. Son 3 sütundaki kırmızı ikonlar durumun kötüleşmesini, yeşil ikonlar durumun iyileşmesini tikli yuvarlak ikon o sütunda değişim olmadığını + değerli yuvarlak ikon ise yeni okulları ifade eder. İl yığınsal yeşil ama sonuç hala aleyhinize ise aday sayılarının artma etkisinin büyük olduğunu anlamalısınız…
Tekrar tekrar hatırlatayım ki her yıl kendi dilimini kendi belirler, kendi hikayesini kendi yazar. Bu sene de öyle olacaktır. Ancak katılım artmış, kontenjanlar azalmışsa tercihlerin daha ayakları yere basan tercihler olması gerekir. 4 Ağustos’ta sonuçlar açıklandığında kötü sürprizlerle karşılaşmamanız için hazırlanmış bir simülasyon raporudur. Bu rapor tercihe nereden başlamanız gerektiğini değil, tercihi nerede bitirmeniz gerektiğine daha büyük bir ışık tutacaktır. Tercihler tek kaynaktan yapılmayacak kadar önemli ve değerlidir. Bunu da işte o onlarca kaynaktan sadece biri olarak nitelemenizi isterim.
Emeğe saygı gereği referans göstermeden ve isim vermeden alıntılamamanızı rica ederim.
Dosyada bütün il ve ilçeler alfabetik dizin ile verilmiştir. Eğer bir sayfanın başında il ilçe yazılı değilse bilin ki bir önceki sayfanın devamıdır. Eğer bir sayfanın sonunda o ilçedeki okulların tamamı yoksa bilin ki sonraki sayfada devam etmektedir.
İl İlçe tablolarında ise o ilçedeki tüm okulları en yüksek puanlıdan en düşük puanlıya doğru sıralı bir dizin ile verdim. O ilçedeki tüm okul türleri aynı tablo içinde yer almaktadır.
Geçen yıl öğrenci almayıp ilk kez bu yıl öğrenci alacak yeni okullar için ise tahmini yüzdelik dilimler verdik ki belki de en çok yanılacağımız okullar bunlar olacak.
Söz epeyce uzadığına göre şimdi dosyaya erişme zamanı…
2026 Olası LGS Dilim Senaryosu dosyasını indirmek ve incelemek için lütfen tıklayınız…

Bir yanıt yazın